ESERLERİ

Günah ve Kadın ilişkisi:
Dönemin gerçekleri, bir aile dramı ve bir cinayet… Kişilik doğuştan mıdır, koşullar mı belirler? Günah kadının mı erkeğin mi ürünü… Birlikte sorguluyoruz.

“ÖDÜNÇ ZAMANLAR” Kısa Öyküler – Minimal Öyküler

Baskı Kanguru Yayınevi (2007) 1000 adet

ÖDÜNÇ ZAMANLAR:  Öykünün Üç Hali; Kısa Öyküler, Minimal Öyküler, Sezgisel Öyküler

İkinci Baskı- 100 adet/ Kapak Tasarımı: Tamer Ertuna

Sıradan insanın çelişkileri üç farklı teknikle anlatılmış. Bazen günlük dille, bazen minicik bir öyküyle, bazen sezgisel olarak…

Mahallenin pasaklısı Güllü’nün, çocuklarıyla paylaştığı yataktan, geç kalktığı ender günlerden biriydi. Yan dönüp bakışlarıyla okşadı onları. Oğlu aslanlar gibi olmuştu kırk bir kere maşallah, kızı dünya güzeli!

Günün birinde keşfedilip bu sefil yaşamdan kurtarılma ümidini kaybettiğinden beri, çocuklarının büyümesine ertelemişti hayallerini.

Sekiz yaşındaki bedende, günün en ünlü film yıldızlarını gördü, doğurganlığıyla gurur duydu… Eğilip, keklik sekişli, ebabil ötüşlü, ceylan bakışlı kızının çilli yanaklarından usulca öptü. Oğluna uzanamadı, yorganı sıkıştırmakla yetindi. Sıyrılıp inerken, yatağın sarsıntısıyla kızı gözlerini şöyle bir araladı, öbür tarafa döndü.

                                                            YOKSUL KONTES’TEN bir alıntı

ÖZGÜRLÜK ÇIKMAZI”  Kısa Öyküler

Kısa Öyküler-1. Baskı İlya Yayınevi: (2009) 1000 adet/ 88 sayfa
2. Baskı 2016, Sola Unitas: 1000 adet 96 Sayfa/ Kapak Tasarımı: Tamer Ertuna

ÖZGÜRLÜK ÇIKMAZI: Kısa Öyküler

Modern çağ gençliğinin ikilemleri, yeniden yapılanma çabaları… Kültürler arası sıkışmışlıklar, yeni yöntem arayışları… Cinsellik aşka galip mi geliyor.

On beş matinesi dönüşü. Laf olsun diye “hadi sana gidelim” dedi  “hadi gidelim” dedim, geldik. Telefon faturalarından tasarruf dersem! İçten bir söz, bir gülüş, birbirimizin yaşamında başrol almamıza yeter aslında. Ama ilk adımı kim atacak? Daha baştan yenilgiyi hangimiz göze alır?

                                            YAŞAMIN FİGÜRANLARI’NDAN bir alıntı.

GÜNAH KADINA YARAŞIR” Bir aile yaşamı üzerinden dönemsel gerçekleri de aktaran araştırmaya dayalı bir roman.

Baskı Sokak Kitapları: (2013) 1000 adet/ 378 Sayfa
2. Baskı Sola Unitas: (2016) 3000 adet/ 394 Sayfa/ Kapak Tasarımı. Tamer Ertuna

GÜNAH KADINA YARAŞIR: Araştırmaya dayalı dönem romanı.       

Cumhuriyetin kuruluş yılları, iç ve dış göçler, bir aile ve ardı ardına yaşanan, şok etkisi yapan sarsıntılar.

Roman kahramanı Rıza Bey, mübadil bir ailenin üç oğlundan en küçük olanıdır. Oyun çağından beridir sürüp giden büyük sarsıntılar beden ve akıl sağlığı üzerinde derin hasarlar bırakmıştır. Koşullar gereği çok ileri yaşlarda öğrenimini tamamlayıp göreve atandığında yepyeni bir kültür şoku yaşar. Hükmü geçmiyor, yaptırım uygulayamıyordur. Kasabanın en güçlü adamı Şükrü Hoca’nın kızlarından biriyle evlenmekte bulur çözümü. Kocaya ayak uydurmak kadının görevidir nasıl olsa…

Her gece rüyasındaydı Elmas. Bir parçasını o gecede bırakmıştı, artık eksikti. Doğrudan sormuyorsa bu, son sözü duymayı göze alamadığındandı.

Yeryüzünde başka kadın yoktu onun için. Elmas’sız bir yaşam düşünemiyordu. Rıza Bey’in gönlünü kazanmadan da amacına ulaşamayacağını anlamıştı. Öyle ya da böyle.

Kendisini rezil ettiğinin farkındaydı. Evlerinin çevresinde dolaşırken lojman bekçisini huylandırması, Cengiz’e yakalanışı…

Oğlan zaten öteden beri terslenip duruyordu…

Doğadan Tarihe DATÇA SERÜVENİ” Trekking Öyküleri

1. Baskı: 820139 Sokak Kitapları /1000 adet/ 213 Sayfa

Doğadan Tarihe DATÇA SERÜVENİ:  Bir uzun on bir kısa öyküyle yürüyüş eğlencesi sayfalarca sürüyor. İki kısa makaleyle trekking bilgileri ve parkurların nitelikleri açıklanıyor.

İnanın bana yüreğimiz hopluyor; öylesine heyecan verici. Engin, dupduru bir mavilik, karşıda Körmen Limanı, limana çekilmiş balıkçı kayıkları, maviyle bütünleşmiş yoğun bir yeşillik… Bu duyguyu yaşatacak kurgulanmış bir eğlence ortamı düşünemiyorum.

Aracımızla küçük tepeciğin sırtına kadar tırmanıyoruz. Sonra, traktör yolunu kullananları engellemeyecek şekilde bir kenara park ediyoruz. Yine o mucize gerçekleşiyor; ne yana baksak deniz sanki.

Ege yamaçlarındayız, lodos bize ulaşamaz artık. Sandal ağaçları, kırmızı gövdeleri, baskın kırmızı meyveleriyle göz alıyor. Biz öyle oburuz ki o meyvelerin bile tadına bakıyoruz. Arada bir dağ çileği de denk geliyor, hiç affetmiyoruz. Hepsi o kadar da değil, yabanmersini bile var ama daha pek olgunlaşmamış. Sel sularıyla bozulmuş olsa da bize göre konforlu bir yoldan, yokuş aşağı tatlı bir eğimle, denize paralel yürüyoruz. Roger’ın benim, Muzaffer Özgen’in fotoğraf makineleri aralıksız çalışıyor

Doğadan Tarihe DATÇA SERÜVENİ Kitabı/Kütükderesi Kanyonu Öyküsünden

1. Baskı 2017 Etki Yayınları. 160 Sayfa/ 1000 Adet/ Kapak Tasarımı: Mine Soral

13.BURÇ: Günlük takvim yaprağı olarak hazırlandı; her güne bir öneri, bir motivasyon ya da ilham verici bir küçük öykü… Kitapta yer alan yazılar kendime anımsatmak için tuttuğum notların derlenmiş halidir..

 Bu kitaba ilgi gösterdiğine göre astrolojiyle ilgilisin sanırım, dilerim hayal kırıklığına

uğramazsın. Astronomiden oldukça uzak çünkü yorumlarım. Yıldız ya da kahve; fal faldır ve hiç kimse geleceği bilemez. Bu kitapta sıklıkla yer verdiğim gibi kader ya da gelecek; neden-sonuç ilişkisidir. Cam, kırılacak bir materyaldir ama bir darbe almazsa kırılmadan yıllarca kalabilir. Elma ağacı durup dururken armut vermeye başlamaz ama aşılanırsa belki oluyordur. Hiç batmayacağı sanılan Titanic, hesaplar tutmayınca bir buz dağına yenik düştü. Astrologların önerilerini de tümüyle yabana atamam, bire bir yaşama geçirmeye kalkışmadığın sürece yararlı da olabilir. Burçları oluşturan takımyıldızlarının oluşturduğu manyetik çekim, duygu, düşünce, algılama yetilerini etkileyerek kararlarına yön verebileceğini de kabul ederim. Ama kabul edersin ki her etki, herkeste farklı tepkiye yol açar, yani yıldızların etkisi genellenemez. Oysa yıldız falları genele yönelik, otuz yaşındaki biri 8 yaşındaki biriyle aynı fala aynı yaklaşımda olabilir mi? Gerekçe de hazır; doğduğun gün ve coğrafya yükselenini etkilemiştir. Ama o yükselen her neyse, en çok falcının yaşamını olumlu yönde etkilediği kesin. Eğer o yükselişe katkın varsa, bir kez daha düşün derim. Motivasyonunu yükseltiyorsa ne âlâ, aksi halde algılarını saptırarak yanlış kararlar almana yol açabilir.

Katıldığı Ortak Yapıtlar:

KENT/İNSAN” Araştırma, İnceleme, Deneme… Kentli doğmak ve kentli olmak çelişkileri, etkileşimleri üzerine bir öykü, araştırma sentezi… Emel Kayın derledi 1000 adet.168 Sayfa

Kitapta Yer alan iki öyküm: Gülümser’in Takıntıları ve Son Kaçış bu blog’da yayımlanacaktır.

1. Baskı 2010 Lacivert Yayınevi- 168 Sayfa

MİNİMAL ÖYKÜ NEDİR” Minimal Öykü Örnekleri, Öykü Çözümlemeleri, Açıklamalar… A. Galip derledi

Kitapta yer alan öykü çözümlemem, minimal öykülerim ve Minimal Öykü yorumum blog’ta yayımlanacaktır.

Birinci Baskı 2011, Bence Kitap Yayımladı. 1000 adet 136 Sayfa

EGE’DEN KÖYLER”  KÖY kavramı yaşamdan çıkarılmak üzereyken geleceğe bırakılmak için gerçekleştirilmiş bir araştırma… Vicdan EFE derledi.

1. Baskı 2011 Dirim Yayıncılık. 1000 adet 264 sayfa

Kitaba Datça’nın iki köyüye (mahallesi) katıldım; Sındı ve Hızırşah. Araştırma yazılarımın ikisi de resimli olarak bu blog’da yayımlanmaktadır.

264, sayfa

KADIN SESİ KAĞIDA DÜŞERSE” Yazmak ve “Kadın Yazar Olmak”      üzerine çatışmalar, çözüm önerileri, anı derlemeleri ve öykülerden oluşan bir harman. Esra ODMAN İYİER derledi.

1.Baskı 2016 Sola Unitas 1000 adet 240 sayfa

Kitaba da adını veren öyküm “Kadın Sesi Kağıda Düşerse” bu blog’da da yayımlanmaktadır.