Ters Köşe Atasözü -1

Ters Köşe, zaman zaman kafama takılan, günlük dilde çokça karşımıza çıkan deyimler, atasözleri, söz öbekleri, bazen küfürler ve de akıllara yerleşmiş öykü ve romanlara dair aykırı yorumlar yaptığım, algıda fark oluşturmaya çalıştığım bir köşe olacak. Canlı, işlek, hareketli…

Kendi gerçeklerimize ulaşmak istiyorsak, bizden önce üretilen doğruları olduğu gibi kabullenmek yerine sorgulamalıyız. Belli başlı düşünürlerin temel yöntemiydi bu. Felsefenin amacı, katmanlı düşünmeyi öğretmektir. Bu sayfada felsefenin en sulandırılmış halini uyarlayacağız. Günlük yaşama fazlasıyla yerleşmiş deyimler, atasözleri, bazen edebiyat yapıtlarında göremediğimiz ayrıntılar temel temalarımız olacak. Sayfaların karakteri gereği pek derinlemesine inceleme, sorgulama şansımız olmayabilir, biz bir tohum atarız, ne kadar boy atıyor durup izleriz.

Bir atasözüyle başlayalım.

KOL KIRILIR YEN İÇİNDE KALIR:

Biz deyim, atasözü ve söz öbeklerinin metaforik anlamının değil, tam olarak somut sonucu üzerinde duracağız. ilk sözümüz de “Kol kırılır yen içinde kalır!”

Bu ne acımasız bir önermedir? İster mecazi olsun, ister gerçek anlamı… Düşünün ortada acı veren bir sorun var ve siz onu gizlemek zorundasınız. Neden? Atalarımız öyle buyurmuş da ondan. Anadolu’da öncelikle gençkadınlara yönelik bir önerme olsa da kent yaşamının pek de yabancılamadığı bir sözdür bu. Kol kırıldığında müdahale edilmezse çolak kalırsınız, hatta kırılan kemir iç kanamaya falan yol açarsa kangren olan kol kesilmek zorunda kalır. Peki, ne kazandık? Büyük bir olasılıkla aile bireylerinden birinin ayıbını, kusurunu saklamış olduk. İşte yen içinde kalan kırık kollar, ensestin, aile içi şiddetin, daha kim bilir hangi sapkınlıkların paravanı oldu. Kolu kırılan önce acısını duyurmalı, hemen ardından da bir uzmana başvurmalı… Belki o zaman uygarlaşma yolunda ilerlemeyi başarabiliriz.